Ad's

MİRAS HUKUKU SİSTEMLERİNDE BİR İFLAS PROBLEMİ UYARLAMASI: İSLAM MİRAS HUKUKU ÖRNEĞİ TRDizin

Bireye yönelik koruyucu hizmetleri ve evde yaşlı hastalara yönelik hizmetleri bir arada yönetecek sistemi tesis edeceğiz. Ülke genelinde hükümetin kamu kesimini sanayi alanından çekmesi, kamu kesimine yatırım yaptırmaması, sadece özel sektör eliyle yatırımların yapılması, özel sektörün ise mevcut koşullarda Doğu ve Güneydoğu illerine yatırım yapmaya yanaşmaması, bölgede ekonomik gelişmeyi ve kalkınmayı önleyici etkide bulunmaktadır. Bunların önüne geçmek üzere, özelleştirilmemiş olan kamu işletmelerinin üretime katılmalarını sağlayacak, kamu yatırımlarını bölgede artıracak ve özel sektörü bölgeye yatırım yapması için özendirecek ve teşvik edeceğiz. Doğu ve Güneydoğu illerinde bulunan atıl veya yarım kalmış tesisleri acilen ekonomiye kazandıracağız. Atıl ve yarım kalmış, inşaat halindeki tesislerin değerlendirilmesinde, yeniden kuracağımız Devlet Planlama Teşkilatı’nı görevlendirecek ve kayıp olan milli servetin yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlanacaktır. Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nu, bekçilerimiz ile vatandaşlarımız arasındaki sevgi, saygı ve güven bağını güçlendirecek şekilde yeniden düzenleyecek, bekçilerimizi “mahallenin muhafızı” statüsünü aşmayacak şekilde yetkilendireceğiz. Bekçilerimizin gece çalışmalarından ötürü yıpranma payı alabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Sayın Deniz Baykal 13 Kasım 2007 günkü grup toplantısında Irak’ın bölünmesini Çekiç Güç düzenlemesinin hızlandırdığını, buna baştan itibaren karşı çıktıklarını, Çekiç Güç’ün süresinin uzatılmasını Meclis’e getirerek destek verenlerin Irak’taki mevcut durumdan sorumlu olduğunu söylemiş ve eleştirilerimize bu yolla cevap vermeye çalışmıştır. Bu konuda ana muhalefet partisi ile bir polemiğe girmek amacında olmadığımızı, bunu siyasi bir çekişme konusuna dönüştürme niyetini taşımadığımızı, sadece bir yanlışı düzeltmekle yetineceğimizi belirtmek isterim. Bu konuyu geçmeden, Sayın CHP Genel Başkanı’nın on gün kadar önce gündeme getirdiği Barzani’ye açılım paketiyle ilgili eleştirilerimize karşı dile getirdiği görüşlerin bir yönü üzerinde kısaca durmak istiyorum. Milliyetçi Hareket, bu gerçekler karşısında iki aşamalı bir yaklaşım benimyenerek, ilk planda AKP ve CHP’nin de mutabık olduğunu düşündüğümüz bölünmez bütünlük aleyhindeki suçların ele alınmasını samimiyetle önermiştir. Bildiğiniz gibi Milliyetçi Hareket Partisi, milletvekili dokunulmazlığının Meclis faaliyetleriyle sınırlandırılmasını, her ne sebeple olursa olsun, suç işledikleri takdirde diğer vatandaşlar gibi yargılanmasını öteden beri savunmaktadır. Gafletin adı ve adresi başka yerde aranmamalı, AKP’nin hiç olmazsa bu konuda istikrarı temsil ettiği kabul edilmelidir. Bunun yanı sıra AKP, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü konusunda iç bünyesinde sorunlar olduğunu da çok iyi bilmektedir. Etnik bölücülerle “civar hısımı” olan parti içi odakları koruma dürtüsüyle de hareket etmektedir. Bu yönde başlattığımız girişime gösterilen tepkiler, siyasi partilerin Türkiye’nin temel değerlerine gösterdiği hassasiyeti ve milli duruşlarını ortaya koymak bakımından bir ibret tablosu olmuştur. Bunları siyasi himaye altına alması, silahların bırakılması yolundaki beyanları, dağdaki teröristleri siyaset yapmaya davet etmesi ve DTP’ye “ya silahlı eylem türü, ya da silahsız eylem türü” arasında tercih yapma çağrıları özel bir önem ve anlam kazanmaktadır. Başbakan Erdoğan’ın Meclis çatısı altında İmralı’nın temsilciliğini yapan milletvekillerinin dokunulmazlığı konusunda gösterdiği sinirli tepkiler dikkat çekicidir. Bundan çıkarılacak sonuç da, bu parti üzerinden terör örgütünün taleplerinin karşılanması için bazı adımların atılmasının ve yeni bir süreç başlatılmasının planlandığıdır.

Siyaset, yargıyı ele geçirmek veya kontrolü altına almak ister, fakat bağımsız ve tarafsız yargı asla teslim olmaz. Anayasa m.148/3’e göre; herkes, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinden, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi kapsamına giren herhangi birisinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir. Ceza Hukukunda bir kusur türü olan taksir, suça konu eylemin hareket kısmının fail tarafından bilinip istenerek yapılması, fakat bundan doğan sonucun istenmemesidir. Fail; gerçekleşmesini istemediği sonucu öngördüğü halde önlemediğinde bilinçli taksirden ve sonucu öngörememesinde kusurlu olduğu tespit … “Yayın” kavramı radyo ve televizyon için kullanılırken, basılı eserler için “yayım” kullanılır. Her ikisi de, düşünce açıklama hürriyetinin bir kullanım biçimi olan ve demokratik toplumda halkın haber alma hakkını ve dolayısıyla da haber verme hakkını … Kripto para değeri, kullanıcıların arz ve talep durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir.

  • Engeliler için yurtdışından ithal edilebilecekleri araçları ise yaş sınırı olarak 0-5 yaş arası araçlar şeklinde düzenleyeceğiz.
  • Son dönemde yaşananlar, bu hayati konularda herkesin nerede durduğunun daha iyi anlaşılmasını sağlamış, siyasi makyajlar dökülürken gerçek niyetler ve düşünceler gün ışığına çıkmıştır.
  • Müşterilerimizin güvenliği bizim için özel öneme sahip olup, tüm kişisel verileriniz tüm idari ve teknik tedbirler alınarak en güvenilir seviyede internet sitemizde korunmaktadır.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.8’de “Özel ve aile hayatına saygı hakkı”, Anayasa m.20’de “Özel hayatın gizliliği” ve m.22’de “Haberleşme hürriyeti” güvence altına alınmış, kişilik haklarına yapılabilecek müdahalelerin sınırının belirlenmesi öngörülmüştür. Bu amaçla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı dokuzuncu bölümünde yer alan suçlar düzenlenmiştir. Ayrıca yasadışı bahis, çar alım satımı, oyuncu hakkı ihlalleri gibi hususlar çözülmeyi bekleyen öncelikli sorunlardır. Hatta düzenlemesi şimdiden yapılan yabancı sınırlamasından çok daha önemli olsa gerektir. Bu alanlarda önlem alınmadığı takdirde birçok genç para yatırdığı hesaplarını dolandırıcılara kaptırabilecek, internette yasadışı parimatch oynanması devam edecektir. Hesapların, özellikle para yatırılan hesapların maddi değerleri de söz konusu olduğu için bu tarz hesapların alım satımı aynı zamanda bir vergi hukuku tartışması da doğuracaktır. Bu durum da aslında devletin bu yasadışı uygulamalardan önemli ölçüde etkilendiğinin göstergesidir.

İlaveten, bu işletmeler, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca da denetlenir. Bu sınıfta yer alan işletmelerde, kumar oynatılması; uyuşturucu üretilmesi, satılması; genel ahlâka aykırı oyun oynatılması, film izletilmesi gibi eylemler yasaktır. Bu yasakları ihlal ettiği tespit edilen işletmeler, otuz günü geçmemek üzere faaliyetten men edilebilir. Derste bağımsız idari otorite olarak BDDK kurumuna ilgili olduğu nispette atıf yapılacaktır. Haksız rekabet; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalardır. Bu kapsamda; haksız rekabet kurumunun serbest piyasa ekonomisindeki rolü, Türk hukukunda düzenleniş tarzı ve haksız rekabete dayalı hukuki taleplerin araştırılması, incelenmesi ve uygulamadaki etkileri ile sonuçlarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Dersin başlıca konularını ise; haksız rekabet hukukunun ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi, haksız rekabetin oluşması için gerekli şartlar, özel olarak haksız rekabet hali olarak sayılan durumlar ile haksız rekabete dayalı hukuki taleplerin incelenmesi oluşturmaktadır. Dersin amacı, suç unsuru bulunan adli nitelikteki olaylarda verileri değerlendirerek sonuçlarını, suçu aydınlatacak şekilde hukukun kullanacağı deliller haline getirmekle ilgilenen adli tıbbın temel kavramlarını öğretmektir. Bu kapsamda; adli tıp tarihi, ölüm bilgisi, ölü muayenesi, ölümle ilgili hekimlerin görevleri, şüpheli (patolojik ölümler), keşifte yapılacak işlemler, asfixi (havasızlıktan ölüm), yaralar ve çeşitleri, yaraların ayırt edilmesi ve bunların Türk Ceza Kanunu ile uygulamasındaki yansımaları başlıca konular olarak işlenmektedir.

Kurulması teklif edilen sisteme, ister “Amerikan tipi”, “ister Türk tipi” olsun, asla ve kat’a “başkanlık sistemi” ismi verilemez; zira başkanlık sistemi sert bir kuvvetler ayrılığı sistemidir. Teklif edilen sistem ise özünde “kuvvetlerin Cumhurbaşkanında birleşmesi esasına dayalı bir kuvvetler birliği hükûmet sistemi”nden başka bir şey değildir. Yasama ve yürütme organlarının birbirinin görevlerine son verebildiği bir sistemin “başkanlık sistemi” olduğu iddiası komik bir iddiadır. Bu sistemde yasama ve yürütme organları birbirinden kesin çizgilerle ayrıdır.

Ad's

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *